Düğünlerin Tarihi Hakkında ilginç Bilgiler

Düğün, iki kişinin evlilik başlığında birleştiği bir törendir. Düğün gelenekleri, bir ülkenin dininden, kültüründen veya düğün sahiplerinin sosyal statülerinden esintiler taşımaktadır. Düğün süreci, evlilik teklifi, söz ya da nişan ilanıyla başlayan bir sürece denk gelmektedir. Düğün günü, geleneğe uygun düğün kıyafetleri giyilir ve seromoni başlar. Türkiye’de gelinler, saflığı sembolize eden beyaz bir gelinlik damatlar ise, kontrast oluşturan siyah bir damatlık giyer.


Gelinin duvağı, tarihi açıdan önem taşımaktadır. Antik çağlarda takılmaya başlanan gelin duvağı, aslında damadın, düğün töreninde gelini görünce fikri değişmesin diye alınan bir önlemdi. Ancak bu uygulama güncelliğini yitirdi. Artık çoğu çift, evlenmeden önce birbirini gördüğünden bu uygulama, sadece gelenek olarak devam etti. Ancak bazı verilerde ise, Antik Romalıların duvağı, gelini kötü ruhlardan korumak için kullandığı geçmektedir. Bu inanışın devam ettiği kültürler hala bulunmaktadır. Bu kültürlerde duvak, mutluluğu kıskanan ve birliği bozmak isteyen kötü ruhlardan korumak için gelinin yüzünü örtmek için kullanılmaktadır.

Eski bir pagan esintisi taşıyan gelin buketleri de yine kötü ruhları kovmak için taşınırdı. Kadınlar kötü ruhlardan kurtulabilmek için aromatik sarımsak, ot ve baharat demeti taşırdı. Güncel hayatta bu demet yerini, gelin buketine bırakmıştır. Keza nedimeler de kötü ruhları engellemek için kullanılan bir yöntemdi. Nedimeler düğün gününe kadar gelinle benzer giyinerek kötü ruhların aklını karıştırırdı ve bu gelenek, günümüze kadar devam etmiştir.


Yastık üstünde yüzük taşıyan çocuklar, hem masumiyeti hem de hayallerin gerçekleşmesini sembolize ederler. Ayrıca bu küçük çocuk aynı zamanda geleceği ve yeni başlangıçları da simgelemektedir. Antik Mısır’da başlayan nişanlan törenleri, evlilik ilanı olarak kabul edildi. Özellikle evlilik tekliflerinde karşımıza çıkan tektaşlar ise, taşın sevginin ateşiyle yapıldığına inanan Sicilyalılar tarafından popüler hale getirildi. Antik Yunan’da ise yüzük parmağının doğrudan kalbe giden bir damar içerdiğine inanılıyordu.


Damadın, ilk balayı gününde gelini kucağına alarak odaya kadar taşıması, Ortaçağ Avrupa’sından kalan bir gelenek de olsa İbranice hikayerlerde bunun ilk örneğinin Benjamin tarafından sergilendiği söylenmektedir. Bu sayede gelinin ayakları, kötü ruhlardan uzaklaştırıldığına inanılırdı. Güncel olaraksa bu sadece bir gelenek halini almıştır.

Geri Bildirim

Um unsere Webseite dugun.de bestmöglich an die Bedürfnisse der Besucher anpassen zu können, verwenden wir Cookies. Durch die weitere Nutzung der Webseite stimmen Sie der Verwendung von Cookies zu. Weitere Informationen finden Sie in unserer

Einverstanden Datenschutzerklärung
Düğünle ilgili aradığın her şey burada.